This is default featured post 1 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

This is default featured post 2 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

This is default featured post 3 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

This is default featured post 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

This is default featured post 5 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.

7 Mart 2013 Perşembe

Mesir macunu dağıtacaklar



'Bir Kadın Bir Erkek'in 'Zeynep'i Demet Evgar ile 'Ozan'ı Emre Karayel, 21 Mart'ta Manisa'da düzenlenecek festivalde halka mesir macunu dağıtacak

Demet, ‘Hafsa Sultan’ olacak, Emre de ‘Merkez Efendi’! Festivalde Sibel Can, Ziynet Sali, Hüseyin Turan, Murat Dalkılıç ve Hande Yener de konser verecek.

POSTA

Türkiyenin ilk elektrikli otomobilini üretti.





6 yıl önce yerli spor otomobil Etox’u üreten Ercan Malkoç, Erdoğan’a verdiği sözü tuttu ve ODTÜ ile birlikte Etox’un elektrikli modelini geliştirdi.



Bundan 6 yıl önce yerli spor otomobil Etox’u üreten Ercan Malkoç, Başbakan Erdoğan’a verdiği sözü tuttu ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ile birlikte Etox’un elektrikli modelini geliştirdi. Türkiye’de üretilen ilk elektrikli spor otomobil olan Etox, yaklaşık 20 ayda geliştirildi. Tam dolu şarj ile 180 kilometre yol gidebilen Etox, saatte 170 kilometre hıza çıkabiliyor.

Hiv virüsü taşıyan bebek nasıl tedavi ettiler?





Amerika Birleşik Devletleri’nde doktorlar, tıp tarihinde ilk kez, HIV virüsü ile doğan bir bebeği iyileştirmeyi başardılar.



Başarının, bebeğe çok erken aşamada yüksek dozda antiretroviral ilaçla müdahale edilmesi sayesinde sağlandığı düşünülüyor.
Mississippi’de doğan bebek, şu anda ikibuçuk yaşında ve bir yıldır ilaç kullanmadığı halde hastalık belirtisi göstermiyor.
Tedavinin diğer çocuklarda da aynı etkiyi gösterip göstermeyeceğinin anlaşılabilmesi için daha fazla denenmesi gerekiyor.
Ancak sonuçlar ilk defa, HIV virüsü ile doğan çocukların çok erken müdahale halinde, iyileştirilebileceğini göstermiş oldu.





Ortadan kaybolmuş

Koruma amacıyla adı ve cinsiyeti açıklanmayan çocuk Missisipili.

Doktorlar, annesinin HIV taşıdığı tespit edilen bebeğe HIV pozitif olma riski yüksek olduğundan, henüz 30 saatlik iken yüksek dozda antiretroviral ilaç tedavisi başlatmışlar.

Çocuk 18 aylık oluncaya kadar bu tedavi devam etmiş.

Ama çocuk ve annesi 5 ay boyunca ortadan kaybolunca, doktorlar da endişelenmeye başlamışlar.

Aradan beş ay geçmiş ve 5 ay sonra bu süre içinde hiç ilaç kullanmamış olan bebek yeniden tedavi merkezine getirildiğinde karşılaştıkları sonuçlara inanamamışlar. Çünkü bebekte hiç virüs bulunamamış.



Neden başarılı oldu?

ABD’deki AIDS Araştırmaları Vakfı’ndan Ruina Johnston şöyle açıklıyor:

“Normal olarak HIV pozitif riski taşıyan çocuklar profilaktik antiretroviral ilaçla tedaviye alınıyor. Oysa burada çocuğa standart tedaviye göre çok daha yüksek bir doz ilaç, çok daha erken bir aşamada veriliyor.

“Muhtemelen bu yüzden, HIV virüsü, bebeğin vücudunda virüs rezervleri kuramadan yok edilmiş oldu. Bir kere oluştuktan sonra yok edilmesi çok zor olan şey bu rezervler. Onlar oluşmadan müdahale edilirse anti retroviral ilaçların virüsle başedebildiği anlaşılıyor. “

Gerçekten de erken müdahelenin kritik önem taşıdığını söyleyen doktorlar, ilaçların iki etkisi olduğunu söylüyor.

Antiretroviral ilaç, önce virüsün çoğalmak süretiyle kısa ömürlü aktif hücreler üretmesini engelliyor. Ama daha önemlisi CD4 adı da verilen uzun ömürlü alyuvar hücrelerini etkilemesini önlüyor.

Bu hücreler bir kez virüsü alırsa, HIV virüsünü yıllarca barındıran ve üreten gizli rezervler gibi işlev görüyor.

İşte bu yüzden tedavinin daha büyük bebeklerde ve daha geç müdahele halinde sonuç getirmeyeceği düşünülüyor.

‘İşlevsel tedavi’

Tedavinin sonuçlarını, Baltimore’da Johns Hopkins Üniversitesi’nde virolog Dr Deborah Persaud, Atlanta’da Retrovirüsler ve Fırsatçı Enfeksiyonlar Konferansı’nda sundu.

Persaud, “Bu HIV’nin çocuklarda potansiyel olarak tedavi edilebilir olduğunun bir kanıtı” dedi.

İlk başarılı HIV tedavisi, 2007 yılında Timothy Ray Brown’a uygulanmıştı.

Brown’un hastalığı, lösemi tedavisinde kullanılan, bağışıklık sisteminin yok edilmesi yöntemiyle ve HIV enfeksiyonuna direnen genetik mutasyona uğramış bir donör’den alınan kök hücre nakline dayanan bir tedavi sonucunda önlenebilmişti.

Bu, uygulaması çok zor bir tedavi olduğundan, antiretroviral ilaçla tedavinin çok daha “işlevsel” ya da uygulanabilir bir tedavi olduğu söylenebilir.



Sadece bu bebek mi?

Mississippi’deki bebek, çocuklarda HIV tedavisinde kullanılan mevcut ilaçlarla iyileştirilen ilk hasta oldu.

Ama acaba tedavinin başarısı ilaçtan ve erken müdahaleden ziyade, bebeğin bünyesine has özelliklerden kaynaklanıyor olabilir mi?

Yani, bu tedavi sadece bu çocuğu iyiliştirmiştir diyebilir miyiz?

AIDS Araştırma Vakfı’ndan Dr Ruina Johnston, “Bunu düşünmemizi gerektirecek bir sebep yok şu anda. HIV virüsünü çok güçlü bir şekilde kontrol eden bünyelere has özellikler biliniyor. Bu bebekte böyle özellikler bulunduğuna dair işaret görülmüyor” diye yanıtlıyor.



Bir yıldır temiz

Missisipi’de çocuğun bakımını sürdüren uzmanlardan Dr Hannah Gay, bir yıldır çocuğa yapılan en hassas testlerde bile, kanında virüse rastlanmadığını söylüyor.

Dr Gay, bebeğin uzun ve sağlıklı bir yaşam sürme şansının çok yüksek olduğunu söylüyor ve bu yöntemin, annelerinden doğarken HIV virüsü alan diğer bir çok bebekte de aynı sonucu verebileceğinden umutlu olduğunu vurguluyor.

Varlıklı ülkelerde HIV taşıyan annelere uygulanan antiretroviral ilaç tedavisi ile, zaten kandaki virüs çok düşük düzeye indiriliyor ve çocuklara geçme oranında yüzde 98 oranında risk azaltıcı etki yaratılıyor.

Ama gelişmekte olan ülkelerde antiretroviral ilaç tedavisine hala görece çok az kişi ulaşabiliyor ve HIV pozitif kadınların çocukları hala büyük riskle karşı karşıya. kaynak bbcturkçe

İnternetin seksi ve cesur güzel kızları




















Deniz Seki :"Saygımdan susuyorum"





SAYGIMDAN SUSUYORUM



 Söyleyecek çok sözü olduğunu ancak devam eden dava sürecine olan saygısından sustuğunu belirten ünlü şarkıcı, şöyle devam etti: “Yüce Allah’ım şahidimdir ki; bugüne kadar hiç kimseye en ufacık bir zarar vermişliğim olmadı, olamaz da. Bir dönem sadece kendime zarar verecek boyutta bir yanlış yaptım. Acısını ve pişmanlığını hâlâ yaşıyorum. Hayatımın hiçbir aşamasında insan sağlığına zararlı bir maddenin ticaretini yapmak gibi çirkin bir eylemde bulunmadım; asla! Allah’ım en yakın şahidimdir bu cümlelerime. Yüce yargıya ve Türk adaletine güveniyorum. Bu zorlu ve yıpratıcı sürecin sonucunu sabırla bekliyorum. Dualarınızı esirgemeyin.”

Deniz Seki: "Çok pişmanım"


Deniz Seki; tekrar hapse gireceği yönündeki haberler için “Kendime zarar verecek şeyler yaptım ama başkasına asla! Günlerdir uyuyamıyorum, bana dua edin” dedi.

Ünlü şarkıcı Deniz Seki, ‘uyuşturucu satışına aracı olduğu’ iddiasıyla yeniden hapse gireceği yönündeki haberlere açıklama getirdi. Seki gönderdiği basın açıklamasında şunları söyledi: “Allah şahidim olsun, son üç gündür hakkımda çıkan haberlerden dolayı bir lokma uyku bile uyuyamıyorum. Geçmişte kendime zarar verecek şeyler yaptım ve bunun acısını da, pişmanlığını da çektim.”

Sinem'in boynunu kırıp uçurumdan atmışlar!



BURSA’nın İnegöl İlçesi’nde, 3 yıl önce ortadan kaybolan Uludağ Üniversitesi Meslek Yüksekokulu 2’nci sınıf öğrencisi Sinem Yurdanur’un, uçurumun dibinde battaniyeye sarılı kemikleri bulundu.



Sinem’i, polis tarafından geçen yıl düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, intihar eden sevgilisi Emrah Kaya’nın öldürdüğü öne sürüldü. Cesedin yerini, “Sinem rüyalarıma giriyor. Vicdan azabına dayanamıyorum” diyen, Emrah Kaya’nın arkadaşı Rıfat A. polise bildirdi.







Uludağ Üniversitesi İnegöl Meslek Yüksekokulu Elektrik Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Sinem Yurdanur, 2010 yılı temmuz ayında sınava girmek için İstanbul Çatalca’dan geldiği İnegöl’de ortadan kayboldu. Sinem Yurdanur tüm aramalara rağmen bulunadı. Sinem Yurdanur’un en son İnegöl’e geldiği gün, Kültürpark’ta bir çok suçtan kaydı bulunan sevgilisi Emrah Kaya ile görüldüğü ortaya çıktı. Olayla ilgili gözaltına alınan Emrah Kaya, Sinem’in kaybolmasıyla hiç bir ilgisinin bulunmadığını söyleyince serbest bırakıldı. Emrah Kaya, geçen yıl Mart ayında uyuşturucu operasyonu kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınacağı sırada, yanındaki tabanca ile göğsüne tek el ateş ederek yaşamına son verdi.

Share

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites